Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında gündeme yönelik açıklamalarda bulundu.
Fon kriziyle ilgili konuşan Özel, daha önce kamoyuna yansımayan yeni isimleri paylaştı.
BİRİ BÜYÜKELÇİ, BİRİ DANIŞMAN, DİĞERİ VEKİL: Yeni yasama yılına asrın soygununun yakıcı ortamında başlıyoruz. 455 bin tekil yatırımcı, 2 milyondan fazla doğrudan fondan etkilenen insan ve 5 milyona yakın toplamda bu işten zarar gören mağdur var. Erdoğan’ın atadıkları bu işin tam içinde, tam göbeğinde: Biri büyükelçi, biri cumhurbaşkanı başdanışmanı, biri istişare kurulu üyesi, biri Varlık Fonu yöneticisi; diğerleri Erdoğan’ın yardımcıları, milletvekilleri, bakanları, bakan yardımcıları, bürokratları.
ÖMER ÇELİK’LE BODRUM’DA TATİL YAPMIŞ: 20 milyar TL çekip yurt dışına kaçan Osman Arıkan Nacar en yakın arkadaşıyla baş başa tatil yapmış. Kimmiş o arkadaş? AK Parti Sözcüsü Sayın Ömer Çelik’miş. Bodrum’da tatil yapmışlar beraber. Fonzici Ömer!
367 EV PARASI: Fatma Betül Sayan Kaya; 163 milyon lira, 27 ev parası, 6 milyon liralık kabul ettiğimiz… Ortalama bir ev parasından 27 ev parasını bir yerlerden bulmuş, gitmiş fona koymuş. 5 ay sonra ‘çık’ dedikleri gün çıkmış ve 2.2 milyar TL, 367 ev parasıyla oradan ayrılmış. 27’sini koyup 340’ını gariban vatandaşın sırtından çarpıp 367 ev parasıyla oradan ayrılmış. Peki bu konuda Erdoğan ne diyor? ‘Fatma Hanım şeytana uydu. Nefsine yenik düştü’ diyor. Fırından 20 liralık bir ekmeği görüp de nefsine yenik düşenler içeride; bayram sabahı evdeki çocukların nefsi körelsin diye zengin mahallesinden bir tepsi baklavayı alıp 6 evladına yediren adam 14 yıl hapisle içeride; ama devletin, İBB’nin burslarıyla büyümüş, bütün ailesi ayrı ayrı kayrılmış, kendi her makamlara gitmiş, her paraları kazanmış Fatma Betül Sayan Kaya nefsine uymuş ‘yazık garibim’ diye ifadeye bile çağrılmaksızın dışarıda! Bir tane tövbe hesabı açmışlar, bir tane etkin pişmanlık hesabı açmışlar; ana parayı ayırmış, faizini kaydırmış, bu meseleden kurtulmaya çalışıyorlar. İşte AK Parti’nin ikili hukuk sistemi. İşte kul hakkı yiyen AK Parti’nin kara düzeni budur. Bu düzen değişmeden kimseye huzur yoktur.
PARAYI LÜKSEMBURG’A YOLLUYORLAR: Fatma Hanım elbette yalnız değildir. İşlemlerini kendisi söylemiş. Diyor ki: ‘Ben eğer, ben eğer bilseydim’ diyor, ‘bu işleri kendi adıma yapar mıydım?’ Onun bilmediği ama şu an Bakanlar Kurulu’nda bulunan en az bir, belki birden çok bakanın bildiği, bütün AK Parti bürokrasisinin bildiği bir şey var: Bu işleri çantacılara yaptırıyorlar. Ya da parayı Lüksemburg’a yolluyorlar. Orada bir off-shore hesabına koyuyorlar. Sonra yabancı yatırımcı yani bıyıklı yabancı diyorlar bunlara yabancı yatırımcı… Belki bu bakan için pis sakallı yabancı diye söylenebilir. Lüksemburg’daki offshore hesaptan Türkiye’de yabancı yatırımcıymış gibi o tera fonda taklaları atıyorlar, paraları kazanıyorlar. Tera fon için ileride daha çok konuşacağız. Bu fon sadece paraya para katılan bir yer değildir arkadaşlar; dünyanın en büyük çamaşır makinesidir. FETÖ borsasının kirli parasının, İBB borsasının kirli parasının içinde tur atıldığı, üç ileri bir geri yıkandığı; ön yıkama, son yıkama, sıkma derken İBB borsasının parasının temizlendiği yerin adı Terra çamaşır makinasıdır! Çok yakında ya bu çamaşır makinasında aklanan, paklanan paraların, aklayan paklananın peşine düşecekler ya da milletin merdanesinde millet tarafından sıkılıp bir tarafa atılacaklar. Hep birlikte göreceğiz.
HAYATİ YAZICI’NIN OĞLUNUN TEDBİRİ 1 SAATTE KALKTI: Tabii Fatma Hanım dili döndüğünce, üsturupla şunu söylüyor; diyor ki: ‘Ben yalnız değildim.’ Elbette yalnız değil. Yavaş yavaş ortaya dökülüyor, her gün yeni bir tanesi dökülüyor. Örneğin, kısaca hatırlayalım: Sayın Hayati Yazıcı’nın oğlu orada. Mal varlığına tedbir konuluyor, bir bakılıyor ki bu Yazıcı, bizim Hayati Başkan’ın oğlu Yazıcı. Ortağı da işin burasına kadar içinde ama Hayati Başkan’ın oğlunun mal varlığına konan tedbir bir saat içinde arkadaşlar… İstanbul’da tutuklu belediye başkanlarımızın annesinin, babasının, oğlunun, kardeşinin hesaplarına, üç kuşaklık şirketlerine tedbir koydular. 18 aydır duruyor. İtirafçı olandan tedbiri kaldırıp, kendini salıp, malı iade edip; itirafçı olmayanın yedi sülalesine zulmediyorlar. Hayati Yazıcı’nın oğluna gelince bir saatte tedbir kaldırıyorlar. Ben Hayati Bey’in oğluna da zulüm yapılsın demiyorum. Ben, bir hukuk varsa herkese eşit uygulansın diyorum.
TÖVBE HESABINA PARAYI KOYARSA…: İki dönem AK Parti’de milletvekilliği yapan Sayın Ertan Aydın. ‘Türkiye Yüzyılı’ kampanyasını yapan isim, öyle bir noktada ki şimdi yurt dışına çıkış yasağı getirilmiş ve Ertan Aydın bir köşede duruyor. Açılacak tövbe hesabına parayı koyarsa ona da hiçbir şey olmayacak inşallah. ‘Türkiye Yüzyılı’ dediler, yüzyılın soygununu yaptılar. Bundan sonra ‘Türkiye Yüzyılı’ yazısını gören, yüzyılın soygununu hatırlasın.
FATMA BETÜL’ÜN 10 KATINI VURMUŞ: Dün AK Parti’nin saadet zincirine bir isim daha eklendi: AK Partili bürokrat Osman Arıkan Nacar, şirket E-Data. Para 20 milyar lira. Yani çektiği para 20 milyar lira, Fatma Betül Sayan Kaya’nın tam 10 katını vurmuş. Peki kaç daire parası? Buradan vurulan para 3 bin 333 apartman dairesi parası! Diyor ki bu parayı kim kazanmış? Osman Arıkan Nacar. Peki normal şartlarda bu salondan birinin, herhangi birinin, ailesinden, yedi sülalesinden birinin fondan vurgun yaptığı çıksa manşet olur, değil mi? Peki bu kimmiş? 15 gün önce en yakın arkadaşıyla baş başa tatil yapmış. Kimmiş? AK Parti’nin sözcüsü Sayın Ömer Çelik’miş. Bodrum’da tatil yapmışlar beraber. Parti sözcümüz dün açıkladı. Dünden beri kendinden tık yok. Tatil arkadaşından haber gelmiş: ‘Efendim, bazı yerlerde firar etti diyorlar, İstanbul’dayım.’ ‘Tatil yaptın mı Ömer Çelik’le?’ ‘Yaptım, yakın arkadaşım.’ Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim. Ponzici Ömer. Ne diyorlardı: ‘Biz üstüne gidiyoruz.’ Kimin üstüne gidiyorsunuz? Fatma Betül Sayan Kaya’yı biz söylemesek tık yok. ‘Türkiye Yüzyılı’ Ertan Aydın’ı biz söylemesek tık yok. Hayati Yazıcı’nın oğlunu söylemesek tık yok. Ömer Çelik’i söylemesek tık yok. Ömer Bey geçip televizyonların karşısına kasım kasım etik anlatıyor rahmetlinin cenazesinde. Ömer Bey, etiği anlatmayacaksın, etiği yaşayacaksın. Önce temizliğe sağ kolundan başlayacaksın.
ERDOĞAN’IN YEĞENİ USAME: Tabii bu işin parti sözcüsü boyutu var, kabinede bakan boyutu var, genel başkan yardımcısı boyutu var, Saray’da yakın çalışma arkadaşları boyutu var; ama bu işin arkadaşlar bir de aile boyutu var. Fon operasyonunun ilk dalgasında gözaltına alınan Lidya Holding var; Yönetim Kurulu Başkanı Enver Çevik. Bulls Yatırım var. Bulls Yatırım, AK Partililerin en iyi bildiği fonun yatırım şirketi. Kim var orada başında? Gizli sahibi kim? Kim özendirdi sizi oraya, hepiniz biliyorsunuz. Yönetim Kurulu Başkanı Bulls Yatırım’ın Kemal Akkaya. Bunlar savcılıktan serbest bırakıldılar. Bunlar tutuklanamayacak kadar büyükler. Bunlar nezaretin kapısından giremeyecek kadar büyük lokmalar. O yüzden savcılıktan serbest bırakıldılar. Bu şirketin yönettiği ve tasfiye edilen toplam 15 fon var. Bu isimler, Lidya Holding’in ortağı olduğu Bin Yatırımlar Holding şehir içinde skuter kiralama hizmeti sunuyor, adı BinBin. BinBin şirketi… Pay sahiplerinden biri Lidya Holding ve EC Yatırım Holding. Lidya ile bu şirketler doğrudan ortak. Peki BinBin var ya BinBin? ‘Bin’den geliyor; BinBin. Sahibi, adı Usame. Bu genç yatırımcı Erdoğan’ın kardeşi Mustafa Erdoğan’ın oğlu Usame Erdoğan. Yani BinBin’i halka arz eden firma Bulls Yatırım. Ortağı firma Lidya Holding. Lidya, Bulls, BinBin doğrudan bağlantıda ve ortaklar. Gerçeğe aykırı olarak borsada aşırı yükselen şirketler konuşulurken, Lidya Holding’in kaç kat değer kazandığı görülünce ‘Ne iş yapıyor’ diye bakılmıştı; çalışan sayısı kaçtı? Sıfır. Hiç çalışanı yok. Ve sıfır çalışanlı bu Lidya Holding’in BinBin hissesi işler yolundayken Nisan 2024’te 200 lira. Rekorlar kırmış, para yatıran kazanmış, ‘Usame’nin şirkete koşun. Mustafa Erdoğan’ın oğlu zarar mı eder? Paraları koyun.’ Herkes koymuş, işi bilenler çekilmiş. Bugün 200 lira koyan zavallının hissesi 47 liradan işlem görüyor, parayı vuranlar kenarda oturuyorlar.
ERDOĞAN BU İŞİN TAM ORTASINDA: Diyorlar ya; ‘Ya Allah’tan korkmuyorsanız Erdoğan’dan mı korkuyorsunuz? Bu Erdoğan’a nasıl yapılır?’ Nasıl bütün FETÖ’cülerin her isteğini yapıp da FETÖ sabunuyla elleri yıkayıp bir günahı yokmuş gibi kenara geçti beyefendi, şimdi Erdoğan’ın hiç bu işlerden haberi yok, bir yerlerde birileri iktisadi sisteme sabotaj yapmış, Erdoğan da bunu Zeynel Emre’nin yaptığı basın açıklamasıyla öğrenmiş. Böyle bir durumdayız şimdi. Soruşturmada adı geçenler; tutukluluk durumlarına göre ve atayan kişiye göre tam liste:
Emre Alkın: Tera Yönetim Kurulu Üyesi, tutuklu. Bizzat Cumhurbaşkanı tarafından Cumhurbaşkanlığı Akademik İstişare Kurulu’na atanmıştı.
Kerem Alkin: Tera Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi, tutuklu. Türkiye’nin OECD Daimi Büyükelçiliğine Erdoğan tarafından atandı; Varlık Fonu ve Halkbank yönetimine Erdoğan tarafından atandı.
Emre Tezmen: Tera Yönetim Kurulu Başkanı, tutuklu. Fatma Hanım ve ailesiyle yakın ilişkili.
Erkan Kilimci: Tera’nın Genel Müdürü, tutuklu. Eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı. 200 liranın üzerinde imzası var, Erdoğan tarafından atandı.
Fecir Alptekin: Tera Yönetim Kurulu Üyesi, Cumhurbaşkanı Danışmanı, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Üyesi, Erdoğan’ın imzasıyla atandı.
Abdulkadir Özkan: Tera Yönetim Kurulu Üyesi, tutuklu. Başbakanlık Başdanışmanı, Erdoğan tarafından atandı. Diyanet ve Millî Eğitim Bakanlığı Basın Müşavirliği yaptı.
Erdinç Özel: Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı, AK Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcısı, Erdoğan tarafından atandı.
Muhammed Yarız: Pusula Portföy’de yönetici, tutuklu. Eski AK Parti İstanbul Gençlik Kolları Yönetim Kurulu Üyesi.
Özdemir Ataseven: Özata Yönetim Kurulu Başkanı, tutuklu. AK Parti Tuzla İlçe Başkan Yardımcısı.
İskender Balcı: Fonda yönetici, tutuklu. Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik’in damadı.
Şimdi öyle bir şey yapıyor ki, ‘Biz bu işin bir yerinde yokuz.’ Ey Erdoğan! Atayan AK Partili, atanan AK Partili, soyan AK Partili, soyulan da AK Partili, hakkını arayan da Yeni Partili. Hadi bakalım! Sen bu işin tam ortasındasın, tam ortasında. Hani, ‘Bizim bu işle hiç ilgimiz yok’ diyor ya; desek desek bir tek biz deriz.



