Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya yönelik sözleri nedeniyle yargılandığı davada bugün Silivri’de hakim karşısına çıktı.
İmamoğlu hakkında daha önce 2 kez beraat ettiği davada ‘siyasi yasak’ ve 2 yıl 1 ay hapis kararı verildi.
İmamoğlu, eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya yönelik sözleri nedeniyle yargılanıp iki kez beraat etmiş, ancak istinaf usulsüzlük gerekçesiyle kararı bozmuştu.
Cunhuriyet’ten İrem Karataş’ın aktardığına göre İmamoğlu savunmasında şunları söyledi:
82 KEZ DURUŞMALARA KATILDIM: Katılmamın engellendiği bir duruşma sonrası buradayım. Buradan kıymetli halkıma seslenerek yaşadıklarımı anlatmak istiyorum. Bugün 13 ayrı davayla muhattabım. Siyasetin doğal rekabet alanında yarışmak yerine milli iradeyi yok sayarak benim hayatım adliye koridorlarıyla cezaevi arasına sıkıştırılmak orada psikolojik işkenceyle geçirilmek isteniyor. 13 ayrı davada tam 19 hakim değişti. İBB duruşmalarının başladığı günden bugüne 82 kez duruşmalara katıldım, bu hafta da beş günde beş duruşma deneyimini yaşamış oldum. Daha önce de aynı günde 3 farklı duruşma salonuna 3 farklı duruşmaya katıldığım gibi. Bu nasıl bir siyasi korkudur? Halkıma duyuruyorum.
ANKARA’YA YARANMAK ADINA BENİ SEÇMİŞ: Şikayetçinin Tuzla Belediye Başkanlığı süresince odağında ben vardım. Belli ki kendisine siyasi bir hedef koymuş. O siyasi hedef doğrultusunda bulunduğu sistem gereği bir kişiye yaranmak adına, sistemin başında olan o bir kişiye, Ankara’ya yaranmak adına; YouTube kanalında, katıldığı programlarda, sosyal medyada özel çalışmalarla çok kez kendisinin beni hedef aldığı geçmiş kayıtlarda ortadadır. Nezaketsiz söylemlerden, iftiralardan da hiç kaçınmadı. Açıkçası hayli kaba idi. Ama ben yine de kendisini hiçbir zaman muhatap almadım. Bugüne kadar tek bir cevabım dahi olmamıştır.
HAKARET VEYA SUÇ KASTI YOKTUR: Şikayetçinin olay günü kışkırtıcı ve nezaketsiz tutumuna karşı gösterdiğim yatıştırıcı tavır, iddianamede tam tersi bir şekilde “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve hakaret” gibi gösterilmeye —ben bu tariflere alıştım— büyük üzüntüyle ifade ediyorum, alıştım, utanç duyuyorum. İddia makamlarının bu şekilde beni hedef almasından utanç duyuyorum. Ve bütün bu şekilde tariflenen, iddia edilen hususlarda da yazanları kınıyorum ve bunun siyasi saiklerle yapıldığının da altını çiziyorum. Ortada şikayetçinin şahsına yönelik bir hakaret veya suç kastı yoktur.
BİZ BİR PARTİ DEVLETİ DEĞİLİZ, OLAMAYIZ: Biz, bir kişinin iki dudağı arasına sıkışmış bir devlet olamayız. Demokrasi siyasetin doğru biçimde kurumsallaşmasıyla güçlenir. Siyasetin her şey olmadığı, siyasi parti liderlerinin kutsallaştırılmadığı, siyasetin kişilere değil kurallara bağlı olduğu ve yalnızca millete hizmetin bir aracı olarak görüldüğü bir düzeni kurmak zorundayız. Çünkü biz bir parti devleti değiliz, olamayız. Ne yazık ki 2017’den itibaren güçler ayrılığı ilkesini ortadan kaldıran, devletin yetkilerini tek elde toplayan bu ucube sistemin, milletçe esiri haline gelmiş durumdayız. Bu sistem ülkemizi yalnızca demokratik ve kurumsal açıdan zayıflatmadı; milletimizi fakirleştirdi, işsizliği büyüttü, geleceğe duyulan umudu aşındırdı. İşçisinden öğrencisine, emeklisinden ev kadınına, hatta çocuklarımıza kadar toplumun bütün kesimlerini mutsuzluğa ve umutsuzluğa sürükledi.
12 METREKARELİK HÜCREMDEN ÇIKIP GELDİM: Bakın, ben buraya Silivri’den 12 metrekarelik hücremden çıkıp geldim. Bu salondan çıkınca yine o hücreye döneceğim. İnanın ben sevgi dolu kalbimle, milletimin duasıyla ve desteğiyle 12 metrekareye, 87 milyon ile sığıyorum. Kalbinde nefreti, öfkeyi besleyen zihniyet ise bırakın 1150 odalı sarayına sığmayı, 87 milyon ile koca vatanımızda bile buluşamaz ve sığamaz. Cennet vatanımız bile bu zihniyeti taşıyanlara zindan gelir. Umuyor ve diliyorum ki; insanların, rakiplerin birbirleriyle savcılık koridorlarında değil, milletin huzurunda yarıştığı bir Türkiye’yi var ederiz. Mücadelemiz bu yöndedir. Bu absürt, anlamsız ve gereksiz bir davayı en hızlı şekilde sonuçlandırmanızı ve bu davayı aziz milletimizin gündeminden çıkartmanızı, bir an önce sonuçlandırmanızı size öneriyorum.



