Yemen’deki Husi güçleri, Babülmendep bölgesindeki hızlı askeri harekâtın ardından Yemen’in Kızıldeniz kıyısının tamamı ile stratejik öneme sahip açık deniz adaları üzerinde tam kontrol sağladı.
Hükümet yanlısı güçlerin stratejik Moha liman kentinden çekilmesinin ardından güneye ilerleyen Husiler, ciddi bir direnişle karşılaşmadan Zübab ve Murad kıyı yerleşimlerini ele geçirdi.
Kıyıdaki ilerleyişin ardından Husi amfibi birlikleri silahlı teknelerle Babülmendep Boğazı’nın içindeki Meyyun (Perim) Adası’na çıkarma yaptı. Hükümet birliklerinin çekilmesi üzerine ada Husilerin kontrolüne geçti.
Grup ayrıca Zukar Adası’nı ele geçirmek için roket saldırıları ve kara harekatı düzenledi, ardından Haniş Adaları’na doğru ilerledi. Böylece hayati önemdeki deniz ticaret koridoruna hakim noktalarda geniş bir askeri kontrol kurdu.

PETROL ÜMİT BURNU’NU DOLAŞMAK ZORUNDA KALABİLİR
Husilerin Babülmendep kıyıları ve boğaza hakim adalarda kontrol sağlaması, küresel enerji ve ticaret güvenliği ile ilgili tartışmaları da beraberinde getirdi.
Küresel günlük petrol arzının yaklaşık yüzde 8’ininin geçtiği boğaz, Hint Okyanusu ile Kızıldeniz, Süveyş Kanalı ve oradan Avrupa arasında uzanan en kısa deniz yolunun güney kapısı.
Babülmendep’in geçişlere kapalı olması durumunda gemiler Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu’nu dolaşmak zorunda kalıyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışı 2025 sonundaki günlük 21,6 milyon varilden, 2026’nın ikinci çeyreğinde 4,9 milyon varile kadar gerilerken Babülmendep üzerinden geçen miktar aynı dönemde 5,4 milyondan 8,1 milyon varile çıkmıştı.



