Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Parti içinde “yanlış yapanlarla” yolların ayrılacağını söyleyen Erdoğan tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturulduğunu ve Devlet Denetleme Kurulunun görevlendirildiğini açıkladı.
Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
SAMİMİ BİR MUHASEBE: Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Partimizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla şerefle vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır.
ÇOK BÜYÜK BİR GAFLET İÇİNDELER: Biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz hem geçmişin, hem bugünün, hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum, bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. “Ben olmazsam bu hareket olmaz” diyen böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına, sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.
FAKİR FUKARANIN HAKKINI KORUMAK İÇİN VARIZ: Bizim hareketimizin en önemli vasfı şudur değerli arkadaşlarım, biz bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktık. Biz bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Burada fakir fukaranın, garip gurabanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz. AK Parti 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak var olmuştur. AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir. İnşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir.
KİMİLERİ NEFSİNİN ESİRİ OLDU: Parti bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi harekettir. Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenler olabilir. Farklı ajanda taşıyanlar, farklı gündemi olanlar çıkabilir. Bakın. 25 yılda bunun her türlü örneğini gördük. Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü, kimileri kendi şahsi davasını milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı, kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı, kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk, hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır yolumuza güçlenerek devam ederiz. İşte bizim farkımız budur. Bizim alamet-i farikamız budur.
YORULAN VARSA KENARA ÇEKİLSİN: Kardeşlerim unutmayın, adının yeni olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun, kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun, soluklansın. Kenara gelmiyorsa o zaman millete hizmet davasının hakkını versin.
EKONOMİMİZ GÜÇLENEREK ÇIKACAK: Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükümetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik, yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek, sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.
SİZ ÖNCE İÇİNİZDEKİ ÇÜRÜKLERİ TEMİZLEYİN: Dün de ifade ettim biz başkalarına benzemeyiz. Affınıza sığınarak söylüyorum baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar, belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuzla, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki, hadi oradan. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız? Siz önce bir aynaya bakın. Arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hala birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.



